FOBİLERDEN FOBİ BEĞEN

Hepimiz korkarız şundan, bundan,o şekilde bu şekilde, korkarız işte. Ürkeriz, ürpeririz, uzak durmaya çalışırız, çözümler, yöntemler üretiriz kendimizce. Ama korkarız işte, en cesurlarımız bile. Peki nelerden korkarız en çok? Fobiler çok çeşitli olsa da kendimce bir seçki hazırladım. Korktuğumuzu çekeriz ya da korktuğumuz başımıza gelirse madem korkmamaya çalışmak yerine korku ile barış imzalamak daha münasip gibi. Bir de gülmek, gülebilmek, o da olmadı gülümseyebilmek..

fobi candır:)

FOBİ POTPURİ:

AKROFOBİ – Yükseklik korkusu

Yerden yükseldikçe içinize bir ateş düşüyor, aşağıya bakmadan bulantılar, ayılmalar, bayılmalar yaşıyorsanız muhtemelen sahipsiniz bu fobiye. Balona, paraşüte binmek falan uzaksa, 2.kat camından bile bakamıyorsanız aşağıya, bir çarpıntı bir daralma, hah işte bu o.

AGORAFOBİ – Açık alan korkusu

Çarşı, pazara gitmek, sokağa çıkmak sizin için bir külfet mi, herkes size bakıyor, ya da herkes üzerinize doğru yürüyor gibi geliyor ve yüreğiniz sıkışıyorsa aşinasınızdır bu fobiye. Evde oturmak daha güvenli gelir ve insanlar cıstır, o adım bir türlü atılamaz dışarı giden.

    KLOSTROFOBİ –  Kapalı alan korkusu

Agorafobi’nin zıttıdır. Kendini daha çok asansöre binememe, odada cam açmadan duramama, arabada cam açma ihtiyacı, hava azalıyor ve bitecek endişesi şeklinde gösterir. Nefes darlığı hissedilir, göz yaşartıcı şekilde gerçekçidir tüm diğer fobiler gibi.

AVİOFOBİ –  Uçuş korkusu

Akrofobi’yle benzerlik taşır,kişi her iki fobiye sahip olabilir kimi zaman. Kimi zamansa,söz konusu sıkıntı uçak yolculuğudur. Kişi ısrarla binmez o uçağa da 20 saatlik kara yolculuğunu göze alır. Neden? Ayakları yere basıyordur,güvende hissediyordur kendini, ondan.

  AKLUOFOBİ –  Karanlık korkusu

Daha çok çocuklukta rastlanır, ileri yaşlara kadar sarkanları vardır. Işık açık uyurlar,korku filmi sevmez, hele yalnız hiç izlemezler. Karanlık bilinmeyenle doludur onlar için ve ışık, daha çok ışık isterler.

          BAZOFOBİ –  Yürürken düşme korkusu

Hareket etmek,adım atmak istemezler, ya düşerlerse endişesi vahamet noktasındadır, paralize olurlar yürüme düşüncesiyle bile. Rahat bir sandalyede bilgisayar başında ya da televizyon başında bulabilirsiniz kendilerini.

OKOFOBİ –  Taşıt korkusu

Trafikte hareket etmek, araba kullanmak veya araç kullanan birinin yanında oturmak korkulu rüyalarıdır. Gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi hissederler trafikte ve o koca korkunç, ne yapacağı belli olmayan demir yığınlarından adeta ödleri patlar işte, belli etmemeye çalışsalar da..

HİDROFOBİ –  Su korkusu

Damacana sudan ya da bir bardak sudan değil elbette ama denize girmekten ve yüzmekten uzak dururlar. Kişi, çoğu zaman denizin sesine veya görüntüsüne hayran olsa da o denize adım atmaya bir türlü cesaret edemez. Bilinçaltı, efendim geçmiş korkular falan demeyeceğim de her korku gibi anlayıp barışıp çözebileceğimiz bir korkudur ve ötesine geçilebilir.

PİROFOBİ – Ateş korkusu

Ateşten,yangından dehşet duyma hakimdir. Ateş tehlikelidir,adamı yakar falan gibi bir şey olmalı, uydurayım dedim olmadı, ateş candır ya. Ağzından ateş falan çıkaramaz bu kişiler, öyle durumlara bakamazlar bile, ekranda bile olsa.

         ATİKİFOBİ –  Başarısızlık korkusu

Başarısız olacağım endişesiyle hiç bir şey yapamayıp kilitlenme hali,öyle deme, çeken bilir. Ya başaramazsam diye spazmlar geçirir, karalar bağlarlar ve yapmaları gerekeni yani harekete geçmeyi es geçip başarısızlığı garantilerler ve bu kısır döngü yinelenir durur.

BİBLİOFOBİ –  Kitap korkusu

Kitapseverler durur mu, kendi korkularını üretip meydan okurlar: abibliofobi de okuyacak kitap kalmaması korkusu.

DENDROFOBİ – Ağaç korkusu

Ağaçlara bayıldığımdan olsa gerek içselleştiremedim pek ben bu fobiyi. Ama ismi eğlenceliymiş, dursun bir kenarda.

   DENTOFOBİ – Dentist,dişçi fobisi

En derinden hissettiğimdir. O koltuğa oturunca kan vücuttan çekilmeye başlar adeta. Diş etine saplanan iğnenin kıtırt sesi dünyanın sonuyla eşdeğerdir adeta. Hep ertelenir, hep ertelenir, eninde sonunda da o kara anla yüzleşilir.

       FİLOFOBİ – Sevme,aşık olma korkusu

Oğuz Atay’ın filo sevmek, sophia da Sophia, filosofya Sofya’yı sevmektir demesini getirdi aklıma. Olur böyle şeyler, geçer demek isterdim ama hayat boyu sürenlerini gördüm, çeken bilir tabi.

  PANTOFOBİ – Her şeyden korkma

Fobilerin bölüm canavarına dönüşmüş hali. Hem ondan, hem bundan, hem şundan, korkarım da korkarım. Allah şifa versin mi desem, boşveer arkadaş takma kafana mı desem, bariz en zor fobi, açık arayla.

fobi

fobileri

ZOOFOBİLER

Hayvanlardan korkan arkadaşlar var bir de. Belli ki kötü bir anının tetiklenmesiyle oluşan bir durum bu. Her fobi gibi üstesinden gelinebilir, sokak köpeklerine gülümsemekle başlanabilir mesela. En yaygın olanları kısa bir liste olarak sunmak istedim. Liste tutkuma aşinasınız artık, durduramıyorum kendimi.

  • Apifobi: Arı korkusu
  • Araknofobi: Örümcek korkusu
  • Ofidyofobi: Yılan korkusu
  • Ornitofobi: Kuş korkusu
  • Entomofobi: Böcek korkusu
  • Ranidafobi: Kurbağa korkusu
  • Mirmekofobi: Karınca korkusu
  • İhtiyofobi: Balık korkusu
  • Hipofobi: At korkusu
  • Musofobi veya Murofobi: Fare korkusu
  • Gatofobi veya Felinofobi: Kedi korkusu
  • Kinofobi: Köpek korkusu                                                                                                            

FOBİLERİMİZ GÜZEL FOBİLERİMİZ

Demek ki neymiş efendim, çeşit çeşit korku varmış, fobi varmış, kaygı varmış. İnsan korkar, insan korktuğunu kabul eder ve insan korkusunu sahiplenir, sarılır ona, anlar, çözer ve devam eder, ta ki yeni bir korku dalgası kaplayana kadar. Kasmayalım derim, oluruna bırakalım kimi zaman da. Fobilerde sıkıntı şudur, kişi saçma olduğunun farkındadır, fakat kendine engel olamıyordur, kal geliyor halidir ve çoğu zaman çok daha fazla sıkıntı verici ve zorlayıcıdır. Semptomlar gerçektir,kişi elbette başa çıkabilir bu durumla, zamanı farkındalık derecesine göre değişkenlik gösterebilir.

Bu arada zugzwang nedir? adlı yazımda 5 gün yazmadığım olacak en fazla demiştim ama son yazdığımdan bu güne iki haftayı buldu. Hem o yazıyı hem bunu okuyorsanız özür dilerim, sözümü tutamadım, onu okumadıysanız bilmiyorsunuz zaten, mantık olarak özür dilememe gerek yok henüz:)

Yazıyı nasıl noktalayayım bilemedim şimdi de, küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden,yok artık, en güzel fobiler sizin olsun, ha ha, oldu o zaman,yakında görüşürüz, sevgiler.

Son olarak;resimler: pixabay       Fobilerde de Türkçesini düşünüp arama yaptım,spesifik bir kaynak yok.

 

5
Sending
User Review
5 (1 vote)

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.