JOSEF MENGELE KİMDİR?

JOSEF MENGELE NAM-I DİĞER ÖLÜM MELEĞİ

Doğum: 16 Mart 1911

Ölüm: 7 Şubat 1979

Josef Mengele, Auschwitz’i laboratuvar, esir yahudileri de kobay olarak kullanmış, güler yüzlü, nasyonal sosyalist, psikopat doktor. Ari ırkı yaratacağım ben, herkes sarı saçlı mavi gözlü olsun, seçilmiş nesil, kaliteli insan, Nordic vurgusu önemli derken, hayatını bu gibi düşüncelere adamış bir tıp insanıdır kendisi. Filmlerden, özellikle 2. Dünya Savaşı filmlerinden aşinayızdır kendisine. Jilet gibi üniforması, aralık ön dişleri, beyaz eldivenleri ve sen sağa sen sola derken rastlarız kendisine bir sahnede mesela Auschwitz’e gelenleri ilk karşılayanlardan biri olarak. Yaşam ve ölüm onun tek bir el jestine bakıyor: Sağ, sol. Hakkında çok fazla sayıda belgesel mevcut, kimilerini izledim, kimilerini de izlemedim doğal olarak. Gülümseyen bir adam, bir doktor olması müsebbibiyle Ölüm Meleği diye adlandırılmıştır. 2000 İkiz denek ve 2 milyon da yahudinin ölümünden sorumlu bir savaş suçlusudur.

MENGELE VE İKİZLER, CÜCELER VE DİĞERLERİ

Kendince kendisini genetiğe adamıştır da vahşette de sınır tanımamıştır. Mengele, özellikle çocuklar, ikizler, cüceler ve çingeneler üzerinde çalışmalar yapmıştır. Onlara ayrı bir ilgi gösterir ve diğerlerinden ayrı tutar, istediklerini yemelerine izin verir, sık sık şeker ikram eder ve mahkum üniforması olan çizgili pijamalardan ziyade temiz kıyafetlerle gezmelerini sağlarmış, tabi ki bir kaç gün boyunca, sonra zaten acılar içinde ölüyordu yavrucaklar.

Josef Mengele’nin deneyleri gerçekten insanlık dışıydı. Anestesi kullanmadan işlem yaptığı, ikizleri birbirine diktiği, ikizlerden birinin göğüs kafesini yarıp diğerinin tepkilerini ölçtüğü, mavi gözlü olmayan çocukların gözüne mürekkep dahil bilimum sıvı enjekte ettiği, buz dolu küvetlerde ölene dek insan deneklerin bekletildiği geride kalmayı başaranlar tarafından dile getirilen sözlerdir.  Basınç odalarında iç organları patlayan denekler, her türlü virüsün insan bedenine enjekte edilmesi, kolların bacağa dikilmesi, işte bunlar hep Mengele. Her ne kadar ismi benim bezelyecim Mendel’e de benzese genetik bilimine kara bir leke sürmüştür Mengele kanımca.

Faşist doktor için günümüz farmakolojisi ona çok şey borçlu, denizaltılarla ilgili, tanklarla, paraşütçülerle ilgili ordu için çok sayıda deney yapmış ve onun bulguları sayesinde bugünle başlayan cümleler de kurabiliriz kendisi için bir başka bakış açısıyla da ben kurmam baştan söyleyeyim. Kadınlar koğuşunda bit salgını başlıyor ve Mengele ne yapıyor bir doktor olarak hepsini yakıyor ve toplu kurtuluşu sağlıyor mesela, böyle bir manyak arkadaş.

JOSEF MENGELE VE ÖJENİZM

Josef Mengele, aynı zamanda Ernst Rudin’in bir öğrencisi. Bu adamlar Öjenik. Üstün ırk diye tutturmuşlar. Saf ırk yaratma derdindeler, en mükemmel gen. Her neyse Mengele ne yapıyor, savaş sona erince tırıs tırıs kaçıyor, önce Almanya’da gizleniyor, 1948 yılında önce Arjantin, sonra Paraguay ve en sonunda Brezilya olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşamının kalan zamanını geçiriyor. Brezilya’da hayatını kaybediyor, mezarı da hala bu ülkededir. Hatta şöyle ilginç bir şey daha okudum: Mengele’nin kemikleri artık tıp fakültesi öğrencilerine hizmet ediyormuş, göz atmak isterseniz haber ile ilgili linklerden birini aşağıya bırakıyorum:

https://www.haberturk.com/dunya/haber/1347363-olum-meleginin-kemikleri-brezilyada-ders-malzemesi-oldu

Josef Mengele ile ilgili bir rivayet daha var ki, çürütüldüğünü iddia edenler kadar gerçek olduğunda diretenler de var. 1960 yılında Mengele, Brezilya’da bir kadın doğum kliniği kuruyor ve bir kaç yıl boyunca burada doktor olarak hizmet veriyor. Ardından o kasabada bir ikiz patlaması yaşanıyor, hem de sarı saçlı, çoğunlukla mavi gözlü, Brezilyalı anne babalardan ve o zamana dek görülmemiş sıklıkta yaşanıyor bu. Her neyse konuyu uzatmak istemiyorum, böyle anomaliler olabilirmişler de var işin içinde ama olay garipliğinden bir şey kaybetmiyor.

JOSEF MENGELE’ İN SONU

Josef Mengele, kamptan bir korkak gibi kaçar ve işlediği suçların bedelini ödemeden yaşamı nihayete erer, epey de yaşar, epey de şehir efsaneleri oluşur hakkında. Yaşam gerçekten çok tuhaf. Bu cümleyi yazarken bile şöyle düşündüm, nereden bilebilirim suçlarının bedelini ödemediğini, kamuoyu vicdanı önünde olmadığı için buna inanırım ama belki de acılar içinde, acılar çekerek öldü, bilemem ki, yoksa bu da zavallı insanın kendisini teselli etme yöntemi mi, acı falan çekmedi gerçek bir psikopattı belki, acı kavramlarımız bile farklıydı muhtemelen. Nereden nereye, hayat bir anlama çabası. Sevgiyle kalın. Yaşasın Bilim, Yaşasın Sanat, Yaşasın İnsan:)

5
Sending
User Review
4 (1 vote)

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.