KAZIM ZAFİR KİMDİR?

KAZIM ZAFİR: SOKAK ÇOCUKLARINI KORUMA YURDU MÜDÜRÜ, BİR GÜZEL İNSAN

1933 yılında Beyoğlu’nda bir bina. Galata kulesinin sokağında, bugünkü Okçu Musa İlkokulu, 5 yıl boyunca Çocukları Kurtarma Yurdu olarak hizmet edecek, 250 çocuğa yuvalık yapacak ve Kazım Zafir’in tüm direnmelerine rağmen bürokrasiye yenik düşerek 1938 yılında kapatıldığında tarihin tozlu sayfalarına karışacaktır.

Bir yurt düşünün ki tek zorunluluk sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez banyo yapmak olsun. Hırsızlık yapan, bıçak çeken, dönemin evsiz, kimsesiz, sahipsiz çocuklarına sahip çıkan, babalık, abilik yapan, onlara sıcak yemek sıcak yatak olsun, spor yapsınlar, zanaat öğrensinler, emeğin, saygının değerini öğrensinler diye tek başına çırpınan bir öğretmendir Kazım Zafir. Kıbrıs’da ve Robert Kolej’de öğretmenlik yaptığını biliyoruz fakat hakkında bildiklerimiz o kadar az ki..

Kazım Zafir’in Çocukları ve Yurt Yaşamı

Bekçi ve polis istememiş, siz evinize girerken bekçi ile mi karşılaşırsınız? diyerek şiddetle karşı çıkmış, tek istediği çocuklar kendini evinde hissetsin, yuva sıcaklığı yaşasın, sokaklara dönmesinler, meslek sahibi olsunlar, kendilerine ve çevrelerine faydalı kişiler olsunlar. Bembeyaz örtüler üzerinde yemek yesinler, öfke, şiddet ve cezadan uzak olsunlar istemiş. Elbette ki çocukların başlarında hep birileri vardı çocukları kollamakla, onları dinlemekle yükümlü. Çocuklar bu yurtta kaldıkları sürece yargılanmadan, suçlanmadan, özgürce hareket edebiliyorlardı. Meslek öğrensinler diye kimileri marangoz, kuyumcu yanlarında çırak olarak işe başlıyordu Kazım Zafir aracılığıyla. Bir eli hep üzerine titrediği çocukların üzerindeydi.

Spor ve okuma da eksik olmazdı yurtta. Açıklık ve gelişme üzerine iyi niyetli bir çalışmaydı Kazım Zafir’in yapmaya çalıştığı ve 5 yıl dayanabildi baskı ve engellemelere. Mahalle sakinlerine kötü örnek oluşturduğu ve yer değiştirmesi gerektiği bahanesiyle çıktılar karşısına Kazım Zafir’in, yapamazlar diyebildi, bu çocuklar burayı bilir buraya gelir diyebildi, dinletemedi, pes etti. Teslim oldu yel değirmenlerine.

Bugün için bile ütopik sayılabilecek bu yurt sayesinde kaç çocuk hayata katılabilmiş, yaralarını sarıp yoluna devam edebilmiş, kesin bir kayıt yok rastladığım ama, elbet sevilmeyi, önemsenmeyi, korunmayı ve onuru öğrenmiş bu çocukların çocukları, belki torunları bugün bile sevgi ve rahmetle anıyordur Kazım Hoca’yı.

Aşağıdaki linkten- ki 2008 yılına ait bir yazı-, Kazım Zafir ve yurt ile ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz:

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/kazim-zafir-in-cocuklari-araniyor-9887040

Bu da 15 Temmuz 1933 Akşam gazetesi’nden:

http://www.gecmisgazete.com/haber/cocuklari-kurtarma-yurdu-hazirlaniyor-11690?page=42

1933 yılından 15 sayfalık bir yayın: Çocukları Kurtarma Yurdu, Kazım Zafir imzalı. Çocukları yetiştirirken gözönünde bulundurulan hususlar başlığı altında:

  • Bedii hassasiyet ( Musiki, güzel söz, güzel manzara )
  • Temizlik ve Sıhhat ( Yıkanma, jimnastik )
  • Neş’e
  • Çalışma 

 Ne güzel bir insanmışsın üstad Nurlar içinde yatasın. Yukarıdaki maddelerin bulunduğu yayın ile bilgiler de şu linkte, ilginiz çekerse: https://idealsosyalhizmet.com/cocuklari-kurtarma-yurdu/

 Bu arada şundan da söz etmeden geçemeyeceğim, iş bu yazımı yazmama vesile Temmuz-Ağustos 1991 yılına ait Sombahar dergisini karıştırırken Ümit Bayazoğlu’nun Meliha Zafir/ Bir Nefes adlı yazısına denk gelmem olmuştur. Ne ilginç bir kadınmış diye araştırırken kocasına denk geldim, Kazım Zafir’e ve yine Ümit Bayazoğlu’nun Uzun, İnce Yolcular adlı kitabında kendisinden bahsedildiğini öğrendim, teşekkür ederim Kazım Zafir gibi birisini tanımama vesile olduğu için. Bu dünyadan güzel insanlar da geçiyor neyse ki. Sevgiler.

5
Sending
User Review
0 (0 votes)

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.