ŞEYH BEDREDDİN VE VARİDAT ÜZERİNE

Şeyh Bedreddin ve Varidat üzerine çok sayıda yazı, araştırma ve kitap bulunsa da, elimdeki 1980 yılı Der yayınlarından İsmet Zeki Eyüboğlu imzasıyla çıkan Şeyh Bedreddin ve Varidat adlı kitapta rastladığım Varidat çevirilerini listeleyip paylaşmak istedim.

varidat

Sait Maden kapağı ile Şeyh Bedreddin ve Varidat

Varidat Nedir ?

Gelirler demek olsa da temel anlamı; içe dönüş, içe doğan, kalbe düşen, hatta malum olan  gibi de yorumlanabilir.

Varidat, Şeyh Bedreddin’in en fazla çevirisi yapılan, yorumlanan ve hakkında konuşulan eseridir. İnsan, ruh, ahlak, sevgi, rüya, ölüm, gökyüzü, ibadet, töz gibi çeşitli konulardaki düşünceleridir eser. İznik’de 2 yıl göz hapsinde bulunduğu süre zarfında yazdığı söylenir ya da söylediklerinin yazıldığı ve yorum katıldığından çelişki barındırdığı. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra dahi Şeyh Bedreddin ile ilgili bir kafa karışıklığı, bir bulanıklık, anlaşılmama hali var gibi bana kalırsa.

Varidat Çevirileri 

Muhammed ibn Ahmed ( İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi – Arapça yazmalar – 2395)

Abdülbaki Gölpınarlı bu çeviri için Varidat’ın en asla uygun çevirisidir dese de günümüz için okuması tamam da anlaması zordur.

Musa Kazım Efendi çevirisi, 1919 yılında yorum katılan ve eksik olsuğu söylenen çeviri.

Mustafa Rahmi Balaban çevirisi- 1947 – İ.Z.E pek beğenmemiş bu çeviriyi.

Bezmi Nusret Kaygusuz çevirisi-1957 – İ.Z.E kavramlar karışmış diyor bu çeviri için.

Abdülbaki Gölpınarlı çevirisi – 1966 En güvenilir çeviridir İ.Z.E’ ye göre.

Cemil Yener çevirisi – 1970

Şeyh Bedreddin ve Varidat – İsmet Zeki Eyüboğlu – der yayınları – 1980( Yukarıdaki listenin yer aldığı kitap)

Şeyh Bedreddin ve Varidat – Ahi kitap – Baki Yaşa Altınok – 2004

Şeyh Bedreddin ve Varidat – Esat Korkmaz – Anahtar kitaplar yayınevi – 2007 

Varidat tercümesi ve şerhi – H.Rahmi Yananlı – Büyüyen ay yayınevi2013

Varidat – Mehmet Kanar – Tekin yayınevi – 2015

Ağacın, ben Tanrıyım demesi, bu sözü söyleyen bir insanın doğru söylediğini anlatmak için yerinde bir örnek olabilir. Bu evren Tanrı’nın görünüşü olduğuna göre, tanrılığını ileri süren herkesin sözü doğrudur. Çünkü bu söz evrenin gerçek sahibi olan Tanrı’nındır, söyleyen kişinin değil. 

Daha pek çok kitap ve yorum bulunmakta Şeyh Bedreddin ve Varidat ile ilgili. Şunu da yeni gördüm paylaşmak istedim:

Fıkıh Ekolleri Arasındaki Tartışmalı Konuların İncelikleri – Şeyh Bedreddin – 2012 – 2 cilt – Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları

Şeyh Bedreddin’in bilinen diğer eserleri:

  • Ukudü´l – Cevâhir
  • Camü-ul Fusûleyn
  • Letâif-ül İşârât
  • Çarâg al Futûh
  • Nûrü´l Kulûb Tefsiri
  • Teshil

ŞEYH BEDREDDİN HAKKINDA

Şeyh Bedreddin 1359’da Simavna’da doğuyor. Açıkçası ne doğum ne ölüm tarihi net değil. Kaynaklarda farklılık var. Bilebildiğimiz kadarıyla babası İsrail, Meriç’in batısında bulunan Simavna kalesini fethediyor, ardından kaleye kadı olarak tayin ediliyor ve kalenin Bizanslı komutanının kızı olan ve Müslüman olup Melek adını alan annesi ile evleniyor. Şeyh Bedreddin 1359’da Simavna’da doğuyor. Hikayesi burada başlıyor ve ömrü boyunca Halep, Kudüs, İran ve tüm Anadolu’yu geziyor.

Ömrü boyunca ilmini konuşturabileceği görevlerde de bulunuyor, içe çekilme, içe dönme ve yalnızlık dönemleri de oluyor uzunca süre.  Çok sayıda değerli hocadan astronomi dahil çeşitli dersler alma fırsatına sahip oluyor. Bu arada Muhyiddin ibn-ül Arabi’den çok etkilendiği de bilinmektedir. Kaygusuz Abdal ile tanıştığı da söylenir. Sayısı net olarak bilinmeyen ve torunu tarafından 38 olarak zikredilse de 50’den fazla eseri olduğu dile getirilmektedir. Fakat doğum ve ölüm yılı, eserleri denildiğinde net bir bilgi yoktur elimizde. Çoğu belge günümüze kadar ulaşmadığı gibi bir çoğu da döneminde tahrip edilmiştir. Şeyh Bedreddin, kanımca çağına göre oldukça cesur bir fikir ve eylem adamıydı. İçinde yaşadığı dönem koyu bir İslam anlayışının olduğu bir dönemdi. O ise otoriteye baş kaldıran, hakkı ve eşitliği savunan bir fikir adamı. Şeyh Bedreddin der ki:

Hakikat bize insanları dillerine, dinlerine göre ayırmamızı değil, birleştirmemizi buyurur.

İslam Tasavvufunun en büyük alimlerinden olan Şeyh Bedreddin bir düşün adamıydı, din adamıydı, hukuk adamıydı, isyancıydı, Sufiydi. Marksist, kominist ve sosyalist olarak tanımlandı değişik dönemlerde. O, çağının ilerisinde bir aydındı ve değişik yerlerde değişik tarihler geçse de 18 Aralık 1418’de Yunanistan Serez’de asılarak idam edilmiştir. Mezarı İstanbul Çemberlitaş’daki 2. Mahmut türbesinin oradadır. Eşitliği, hakkı savunan fikirleri ise ondan bu güne kalan mirastır ve yakılıp gizlense, yok edilmek istense de günümüze ulaşan Varidat ile bize fikirlerin ölmediğini anımsatmaktadır.

şeyh bedredddin mezarı

Şeyh Bedreddin’ in İstanbul’ daki mezarı olduğu söylenen yer.

Edebiyatta Şeyh Bedreddin 

Nazım Hikmet – Simavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Destanı – 1936

Hilmi Yavuz – Bedreddin üzerine şiirler – 1975

Şimdilik bu kadar, sevgiler.

 

5
Sending
User Review
5 (2 votes)

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.